Osmanlı Devleti
 
  Ana Sayfa
  Osmanlı Padişahları
  => Osman Gazi
  => Orhan Gazi
  => 1. Murat
  => 1.Beyazıt
  => 1.Mehmet
  => 2.Murat
  => 2.Mehmet(Fatih Sultan Mehmet)
  => 1.Selim(Yavuz Sultan Selim)
  => 1.Süleyman(Kanuni Sultan Süleyman)
  => 2.Selim
  => 3. Murat
  => 3. mehmet
  => 1. Ahmet
  => 1. Mustafa
  => 2. Osman(Genç Osman)
  => 4. Murat
  => 1. İbrahim
  => 4.Mehmet
  => 2. Süleyman
  => 2.Ahmet
  => 2. Mustafa
  => 3.Ahmet
  => 1. Mahmut
  => 3.Osman
  => 3.Mustafa
  => 1.Abdülhamit
  => 3.Selim
  => 4.mustafa
  => 2.Mahmut
  => abdulmecit
  => abdulaziz
  => 5.Murat
  => 2.Abdülhamit
  => 5.Mehmet
  => 6. Mehmet
  Lale devri
  Osmanlı devleti'nde bazı dönemler
  Ziyaretçi defteri
  İletişim
  Forum
  Anketler
  top liste
1.Süleyman(Kanuni Sultan Süleyman)

tahta çıkışı:1520-tahtan inişi:1566

I. Süleyman (Osmanlı Türkçesi: سليمان Sulaymān; Lakabı: Kanuni (Arapça: القانونى‎, al‐Qānūnī), birçok batı ülkesinde daha çok Muhteşem Süleyman) (d. 27 Nisan 1494, Trabzon – ö. 6 Eylül 1566). 10. Osmanlı padişahı ve İslam halifesidir. Babası I. Selim, annesi ise Ayşe Hafsa Sultandır.

Sultan Birinci Selim Han'dan 7.000.000 km 2'ye yakın devraldığı Osmanlı Devletini, 46 yılda 15.000.000 km2, bağlaşık devletlerle, 17.000.000 km2 ulaştırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman ve Muhteşem Süleyman olarak da anılır. Birçok tarihçi tarafından onun saltanatında Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak dönemini yaşadığı kabul edilmektedir.

Çocuk yaşta İstanbul'da bilim, tarih, edebiyat, din ve askerlik eğitimi aldı. 1509 yılında annesinin doğum yeri olan Kırım'da Kefe sancakbeyliğine atandı. Daha sonra Saruhan sancakbeyliği göreviyle Manisa'ya gönderildi. Padişahın sefere çıktığı vakitlerde Batı sınırını korumak için Edirne'de bulundu. Babasının ölümü sırasında yine Manisa'da bulunan şehzade Süleyman, sadrazam Piri Paşa'nın çağrısı üzerine İstanbul'a gelerek 1 Ekim 1520 tarihinde tahta çıktı.

I. Süleyman padişah olunca içişlerinde belli bir düzene kavuşmuş devlet yönetimi babasının yaptığı ıslahatlarla sağlamlaşmış temeller üzerinde duran bir devletin başına geçti. İmparatorluğun iç bunalımlarıyla uğraşmadan kısa bir süre Batı dünyasının geçirdiği dönüşümleri izledi. Batı rönesansın yarattığı bir açılma ortamında teknik yönden belli aşamalara ulaşmış; Fransa ve Almanya'da dinsel reformlar yapılarak birlik sağlanmıştı. I. Süleyman bu ortamda, askeri alanda oldukça üstün duruma gelmiş olan Osmanlı İmparatorluğunun gücünü Batı'ya yine askeri yönden kabul ettirme yolunu seçti.

İmparatorluk içinde Süleyman dürüst hükümdar ve çözülmeye, bozulmaya, rüşvete karşı olarak biliniyordu. Yetenekli bir kuyumcu ve seçkin bir şair olduğu kadar, Süleyman ayrıca sanatçıların ve filozofların büyük hamisiydi. Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel gelişmesindeki Altın Çağı'nın hükümdarıydı. Süleyman 16'ncı yüzyılın seçkin hükümdarları arasında kabul ediliyordu; başlıca rakipleri arasında V. Karl Kutsal Roma İmparatoru (1519-56) , I. François (Fransa,1515-47), VIII. Henry (İngiltere,1509-47), II. Zygmunt (Polonya,1548- 1572) ve IV. İvan'ın (Rusya, 1530-84) isimleri sayılabilir. Onun liderliğinde Osmanlı İmparatorluğu Altın Çağı'na ulaştı ve dünya gücü haline geldi. Süleyman, Osmanlı ordusunu Belgrad, Rodos, Macaristan'ın çoğunun fethinde kendisi yönetti. Viyana kuşatması planını hazırladı. Ortadoğu'nun çoğu toprağını imparatorluğa kattı. Karasularını Kuzey Afrika'ya Cezayir'e genişletti. Kısa dönemde Osmanlı'lar Akdeniz, Kızıl Deniz ve İran Körfezinde deniz hakimiyetini ele geçirmeyi başardılar. Osmanlı İmparatorluğu onun ölümünden sonra genişlemesine bir yüzyıl daha devam etti.

Çocukluğu ve gençliği

I. Süleyman'ın gençlik yılları

Süleyman, şimdiki Türkiye'nin Trabzon şehrinde olasılıkla 27 Nisan 1494 yılında doğdu. 7 yaşında bilim, tarih, edebiyat, din ve askeri taktikler için İstanbul Topkapı Sarayı'ndaki okula gönderildi. Genç bir kişi iken İbrahim'in arkadaşı oldu; bir köle daha sonra onun en çok güvendiği tavsiyecisi olacaktı Pargalı Damat İbrahim Paşa. 17 yaşından sonra genç Süleyman İstanbul'un ilk valisi olarak atandı. Edirne'deki kısa süren görevinden sonra Manisa'ya atandı. 25 yaşında babasının Selim I (1512-1520) ölümü üzerine Süleyman İstanbul'a geldi ve onuncu Osmanlı Sultanı olarak tahta çıktı. Süleyman'ın erken bir tanımlaması Venedik elçisi Bartelemeo Contari 'nin gelişinden birkaç hafta sonra elde ediliyordu. Contari, " O yirmi beş yaşında, uzun fakat sırım gibi ve kibar görünüşlü. Boynu ince çok uzun, yüzü ince, burnu kartal gagası gibi kıvrık. Gölge gibi bıyık ve küçük sakalı var. Bunlara rağmen hoş çehreli. Derisi solgunluğa meyilli. Çalışmaya düşkün, bilgili, mahir bir efendi olacağı söylenir. Bütün insanlar onun hükümdarlığında iyilik umut ediyor." ifade etmektedir. Süleyman, İskender'in dünya imparatorluğu kurma vizyonundan etkilendi, bu düşünce onu Avrupa'da olduğu kadar Asya, Afrika'da da seferlerde bulunmaya zorladı.

Asya'da Fetih

Muhteşem Süleyman'ı 1554 yılı yazında ordusu ile Nahçevan'a yürüyüşünü gösteren minyatür

Süleyman Avrupa sınırını sağlamlaştırdığında dikkatini Şii Safavi hanedanlığına çevirdi. Özellikle iki olay tansiyonun tekrar bahis konusu olmasını hızlandıracaktı. İlki, Şah Tahmasp Bağdat valiliğine şah yanlısı kişiyi yerleştirmişti. İkincisi, Bitlis valisi hata yapmıştı ve Safavi'lere bağlılık yemini etmişti. Sonuç olarak 1533 yılında Süleyman, baş vezir İbrahim Paşa'ya Asya'daki bir orduya kumandanlık etmesini emretti. Ve Bitlisi tekrar geri aldı. Tebriz'i direniş olmadan fethetti. 1534 yılında İbrahim Paşa ile birleştiğinde Süleyman İran'a doğru ilerledi. Kendisiyle meydan savaşında yüzleşmek yerine ülkesini gözden çıkaran ve Osmanlı ordusunu bezdirmede çare arayan Şah'ı buldu, çünkü ordusu haşin topraklarda ilerliyordu.

Savaşları

I. Süleyman Mohaç seferine çıkarken (Topkapı Müzesi)

Tahta çıktıktan bir yıl sonra Belgrad'ı fethetti (1521), ertesi yıl ise Rodos'u aldı (1522). Fransa'nın da teşvikiyle Mohaç seferini düzenleyen Süleyman 29 Ağustos 1526'da Macar ordusunu büyük bir yenilgiye uğratarak başkent Budin'i kısa bir süre sonra da Viyana'yı kuşattı (1529 I. Viyana Kuşatması). Bu savaşta çok dahice bir plan uygulamıştır. Önce Macarların üstüne saldırmasını beklemiş sonra bozguna uğradığı görüntüsü vererek Macarları ormana doğru çektiler çalıların arasına yerleştirilen 300 top birden Macar piyadelerinin üstüne ateş edildi. Bu savaşlar sonucunda Macaristan egemenlik altına alındı.

Sonraki yirmi yıl içinde Kuzey Afrika, Orta Doğu ve İran'dan geniş bölgeler Osmanlı egemenliğine alındı. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir ve Kuzey Afrika'yı alarak Akdeniz'i bir Türk gölü haline getirdi. Doğuda ise İran'la yapılan savaşlar sonunda Tebriz alındı. 1562'da Transilvanya bölgesi alındı. Son savaşı olan Zigetvar seferinde Zigetvar kalesini kuşatılması sırasında ölen I. Süleyman'ın cenazesi Mimar Sinan'a yaptırtmış olduğu Süleymaniye Camii'nin avlusundaki türbeye gömüldü. Karısı Hürrem Sultan da yanında gömülüdür.

İç İsyanlar

Ekonomik ve dini sebepli Baba Zünnun ve Kalender Çelebi isyanlarıyla; ayrıca Mısır'da bağımsız bir devlet kurmayı amaçlayan Canberd Gazali ve Ahmet Paşa isyanlarıyla uğraşmıştır.

Kişiliği

I. Süleyman'nın Tuğrası

Frenk diyarına yaptığı savaşlarda büyük başarılar kazanan I. Süleyman, bu sayede Batı devletleriyle özellikle de Fransa'yla yakın siyasi ilişkiler kurmasına yol açmıştır. Fransa'ya verilen ve ileriki yıllarda Osmanlı'nın ekonomik yönden çökmesine yol açan kapitülasyonlar da I. Süleyman zamanında tanınmıştır. 46 yıllık saltanat hayatı boyunca Osmanlı uygarlığı büyük gelişme göstermiş hukuk, matematik, mimarlık ve nakkaşlık alanlarında yetişen bilim ve sanat adamlarının yarattığı eserler kültür tarihimizin başyapıtları olarak yerlerini almışlardır. I. Süleyman padişahlığı döneminde devleti yetenekli devlet adamlarıyla birlikte yönetmiş ve dünyanın en büyük imparatorluğu haline getirmiştir.

Kanuni'nin en ünlü şiiri:

  « Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdır
Olmaya baht u saadet dünyada vahdet gibi

Ko bu ıyş u işreti çün kim fenadur akıbet
Yâr-ı baki ister isen olmaya tâat gibi

Olsa kumlar sagışmca ömrüne hadd ü aded
Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir saat gibi

Ger huzur itmek dilersen ey Muhibbî fârig ol

Olmaya vahdet cihanda kûşe-i uzlet gibi »
   

Muhibbî (Kanunî Sultan Süleyman)

Ailesi

2 eşinden 8 oğlu ve 1 kızı olmuş, ancak oğullarından sadece 4'ü 1550'lere kadar sağ kalabilmiştir. Bunlar -yaş sırasıyla- Mustafa, Selim, Bayezid ve Cihangir'dir. Mustafa hariç tüm çocuklarının annesi Hürrem Sultan'dır.

Şehzade Mustafa Olayı

Şehzade Mustafa, I. Süleyman'ın Mahidevran Sultan'dan olan ilk çocuğudur. Şehzade Mustafa yetişkinliğe ulaşınca Osmanlı geleneğine uyarak Amasya'ya vali olarak gönderildi. Gene gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Amasya 'ya gitti. Şehzade Mustafa'nın I. Süleyman'ın en büyük oğlu olması ve sevilen bir şehzade olması nedeniyle babasından sonra tahta çıkması bekleniyordu. Ancak Süleyman 1553 yılında oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla boğdurttu. Hürrem Sultan'ın I. Süleyman'ı bu kararında etkilediği inancı yaygındır.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
 
 

Bu sayfayı nasıl buldunuz?
Çok güzel 100%
çok kötü 0%
idare eder. 0%
4 toplam oy:


 
Reklam  
   
Bugün 14811 ziyaretçi (17347 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=